Her’s, Liverpool asıllı bir indie rock grubu ve bir indie rock grubundan beklediğiniz her şeyi veriyorlar, dinamik ama hafif gitarlı şarkılar, melankolik lyricler ve daha fazlası.

hers1

Her’s, Stephen Fitzpatrick ve Audun Laading’in duo projesi. Liverpool’da performans sanatları akademisinde tanışan ikili ilk önce bir süre başka bir grupta çaldıktan sonra kendi projeleri Her’s’ü yapmaya karar vermişler ve tabii ki çok hızlı bir çıkış yapmışlar. Şarkıları Men i trust, yellow days ya da crumb kıvamında, dinlemesi aşırı keyifli ve bence tam mart ayında dinlenebilecek şarkılar. Bu konu hakkında da mart ayında bir şeyler yazacağım.

Ne kadar iyi duyulsa da bu grup hakkında çok trajik bir olay var. What once was, marcel ve birkaç şarkıları hep playlistlerimde olmuştu ama hiç de açıp bakmamıştım kimlermiş diye. Spotify’da bio kısmında yazılan bütün bilgiler geçmiş zamandaydı ve biraz araştırınca da gerçekle yüzleştim. Yeni albümlerinin çıkışından sonra gittikleri Amerika turunda California yolunda ters yönden gelen bir arabayla kafa kafaya girmişler, kurtulan kimse olmamış.

Bunu öğrendiğimde inanılmaz üzülmüştüm, çünkü hem ikisi de 24-25 yaşlarındalarmış ve hem de grup için ‘İngiltere’de en iyi çıkış yapan indie rock gruplarından birisi’ diye bahsediliyormuş. Şu an yaşıyor olsalardı en çok bilinen gruplardan biri olacaklarına eminim.Çok geçmişte yaşanan bir olay değil bu arada, 2019’da olmuş. Ve bence en üzücüsü de instagram’da fotoğrafları duruyor, altına da ‘çok güzel konserdi, bir sonraki konserde görüşmek üzere’ yazmışlar.

hers2

Ya da internette hala konser tarihlerini bulabiliyorsunuz ve insanlar altına yorumlar yapmışlar, ‘inanılmaz konserdi iyi ki varsınız’ gibi.

Bu sıralar okuduğum kitabı ölmek üzere olan bir kadın ve eşi beraber yazmışlar. Bir bölümde kadın üniversitede 5 arkadaşıyla yaptığı bir projeyi hatırlıyor ve daha sonra o hariç hepsinin çoktan ölmüş olduğunu fark ediyor. O projeyi yaparkenki anılara sadece onun sahip olduğunu ve o da bu dünyadan gidince geriye hiçbir şey kalmayacağını fark ediyor. Yapabileceği tek şey aslında o anılara sahip çıkmak ve yad etmek. Sadece bunu yaptığında anılar gerçek oluyorlar.

Bu kadar iyi bir grubun bu kadar anlamı olmayan bir nedenden dolayı artık olmamaları beni çok üzüyor. 24-25 yaşlarında, daha yeni yeni ünlenmeye ve para kazanmaya başlamış, daha hayatlarının başında olan bu ikilinin de hak etmedikleri bir son. Bizim de, ya da en azından benim de elimden gelen bu ikiliyi ve yaptıkları müziği hatırlamak. Sadece bunu yaparsam onları var edebilirim.

Kendinize iyi bakın ve bir sonraki yazıda görüşelim.