Müzik dinleme şeklim genellikle birkaç hafta bıkana kadar aynı albümü ya da playlisti dinlemek üzerine. Tabii ki sonsuza kadar bıkmıyorum, belli bir süre sadece. Daha sonra dönüp dolaşıp tekrardan aynı müzikleri dinleyebiliyorum.

The duo

Agar agar da kesinlikle böyle bir grup. Bir ara durmadan dinliyordum ama bu aralar daha mesafeli bir ilişkimiz var, daha okeyiz. Grup dediysem de aslında iki kişiler ve çok ilginçler. Agar agar böyle yemekleri jöleleştirmeye yarayan toz gibi bir şeymiş. Ayrıca köpeklere tamamen takmış durumdalar. İkinci albümlerinin adı The dog and the future ve neredeyse her şarkıda köpek sözcüğü geçiyor. Bu konu hakkında bir yerlerde de konuşmuşlar. Köpeklerin çok içgüdüsel davranmalarından bahsediyorlar ve "biz de böyle bir müzik yapıyoruz" diyorlar.

Durmadan dinlediğim dediğim de yukarıda bahsettiğim ikinci albümleri ve birkaç şarkıları daha, diyecektim de şuan baktım ve diğer dinlediğim bütün şarkıları da ilk albümleri cardan'danmış. Grubu keşfettiğimde the dog and the future'dan birkaç parçayı playliste koymuştum ve farkına varmadan zamanla bütün albümü listeye koyduğumu fark ettim. Daha sonra direkt playlisti silip albümü dinlemeye başladım zaten.

İşte bu yüzden Agar agar'ı çok seviyorum. Playlistlere inanan bir insan olmamın yanı sıra albümlere de inanıyorum, yani albüm bütünlüğüne. Bir albümü baştan sona şarkı atlamadan dinleyebilmek çok hoşuma giden bir şey. Mesela İnceler Galeri de bu konuda büyük bir örnek ama o başka bir yazının konusu.

İkinci olarak da çok güzel klipleri var (Bknz. Sorry about the Carpet ve Fangs out). Klip bence çok çok önemli bir konsept ve gerçekten çok güzel işler var ortalıkta. Sorry about the carpet'ta da galiba yürümeyen bir ilişki anlatılıyormuş. Bir sıkıntı çıktığında ya da bir fiyasko olduğunda direkt üstüne yeni halı atıyorlar, halıyı onarmaya çalışmak yerine? bilemiyorum bir göz atarsınız güzel klip.

Bu arada ikili bir ara durmadan sims oynuyormuş, o yüzden mesela shivers şarkısında aslında sims'ten bahsediyorlarmış. Asla anlamıyordum ne anlattıklarını, çok da dikkat de etmemiştim aslında ama okuduktan sonra komik geldi.

Ve tabii ki bende yerleri çok ayrı. Hd'ye ilk geldiğimde dinlediğim yegane gruplardan. Bu en başta bahsettiğim bir albümü veya grubu veya playlisti belli bir süre çok intense dinlemenin bir sonucu da, onu dinlediğiniz zaman dilimini o müzikle eşleştiriyorsunuz. Bu iyi bir şey mi yoksa kötü mü emin değilim, öyle sadece.

The duo again

Bu kadar söyleyeceklerim. Yakın zamanda yeni bir şarkı çıkarmışlar, the visit. Çok dinlememekle beraber bir kulak attım, fena durmuyor. Peace out!

(Ps. blogu açalı bir hafta olmuş ya, zaman ne kadar hızlı geçiyor akıl alır gibi değil. Bütün haftayı aa bunu da yazarım aa şunu da yazarım diye geçirdim, en erken bir hafta sonra oturup yazdım inanılmaz gerçekten.)